BEŞ SEVGİ DİLİ
Belki okuyanlar vardır,Gary Chapman adındaki bir evlilik danışmanı Beş Sevgi Dili isminde bir kitap yazmış.Önceden okumuş olduğum bir kitaptı,bugünlerde tekrar okudum ve paylaşmak istedim yazılanları, çünkü çok önemli buluyorum.
Kitabın ana konusu, insanların farklı dillerde konuşup anlaştıkları gibi,hissettikleri sevgiyi de farklı biçimlerle ifade ettiklerini ve bundan dolayı farklı sevgi dillerinin bulunduğu düşüncesine dayanıyor.İnsanlar sevgilerini farklı biçimlerde ifade ederler ve bunun yanısıra farklı biçimlerde algılarlar.Örneğin,birisi sevildiğini hediye aldığında yoğun biçimde hissederken,bir diğeri eşi kendisine iltifatlarda bulunduğu,onu sözel olarak desteklediği zaman yoğun bir biçimde hissediyor.
NİKAHTAN SONRA SEVGİYE NE OLUR?
Yazar evilik öncesinde,flört döneminde mutlu ve sevgi dolu olan çiftlerin evlendikten sonra neden birbirlerine düşman hale gelecek kadar uzaklaştıklarını açıklamaya çalışmış.
İnsanlar aşık olunca, ayakları yerden kesilir,bambaşka bir insan olurlar.Normal zamanda yapmayacakları şeyleri yaparlar, aşk yeminleri ederler,sonsuza dek aynı duygu yoğunluğunda kalacaklarını düşünür ve bunu umarlar.Oysa bu bir tutkudur, bu şekilde devam etmesi iyi bir şey değil, kötü birşey olurdu, dünyadaki herkes deli divane aşık kalsa bilimsel ilerlemeler sekteye uğrardı! Çünkü aşık olduğunda insanlar diğer uğraşlara olan ilgilerini kaybederler ve yalnızca tek bir yere odaklanırlar.
Aşk hissettiğimiz an gerçektir,güzeldir ama bu haliyle, bu duygu yükselmesi şekliyle kalıcı değildir.Aslında aşk bilinçli bir eylemde değildir,içgüdüsel bir çekimdir.
PEKİ AŞK BİTİNCE NE OLUR?
Duygu yükselmesi bitince karşımızdaki insanı olduğu gibi görürüz, bizim gibi,herkes gibi, kusurlarıyla ve iyi taraflarıyla.Yazar diyor ki,aşıkken öyle olmasa da, insanlar için önem sırasında ilk kendileri gelir ,beklentileri,istekleri...
Sevgi bizim için en temel ihtiyaçtır.Aşkla bu ihtiyacı bir dönem gidermiş oluyoruz.Peki aşk bittiğinde? Yine sevgiye ihtiyacımız var ama sevgi aşk gibi içgüdüsel bir biçimde kendini göstermiyor,aşkta kendimizi zorlamadan herşeyi yapıyorduk,ama sevgi fedakarlık,dikkat,sabır istiyor.Sevmek ÖĞRENİLİYOR.
Ve sevmeyi öğrenirken dikkat edilmesi gereken de karşımızdaki kişinin sevgiyi ne şekilde algıladığı.Biz sevgimizi kendimizce gayet iyi gösteriyor olabiliriz, ama bakalım o bunu sevgi olarak algılıyor mu, yoksa beklentileri daha mı farklı?
Gary Chapman deneyimlerine dayanarak insanların sevgi dillerini beş kategoride toplamanın mümkün olduğunu görmüş.Bunları sıralayacak olursak;
1.Onay Sözleri
2.Nitelikli Beraberlik
3.Armağan Alma
4.Hizmet Davranışlar
5.Fiziksel Temas
Yazar,insanlarda genellikle bu sevgi dillerinden birinin birinci sırada yer aldığını ve sevildiğini en çok kendisiyle o dilde konuşulduğu zaman güçlü bir şekilde hissettiğini ifade ediyor.
Bu sevgi dillerinin içeriğini kısaca açıklayacak olursak:
ONAY SÖZLERİ karşımızdaki kişiye yaptığımız iltifatları,cesaret verici ifadeleri,sevecen sözleri,"seni seviyorum" demeyi, ve sözel olarak ifade edilebilecek bütün olumlu durumları içeriyor.
NİTELİKLİ BERABERLİK ilgimizi yalnızca sevdiğimiz kişiye yöneltmeyi ve ona odaklanmayı, beraber sevilen bir etkinliği gerçekleştirmeyi,karşılıklı konuşmayı ve bazı meseleler üzerinde fikir alışverişi yapmayı içeriyor.
ARMAĞAN ALMA adı üstünde sevdiğimiz kişiye armağan almayı ifade ediyor.Ama bu herzaman maddi değeri olan şeyleri değil,kendimizin hazırladığı bir kart,yoldan toplanmış bir çiçek gibi basit ve kolay elde edilebilir şeyleri de kapsıyor.Hatta yazar kriz dönemlerinde (ölüm,kaza,hastalık vb.) verilebilecek en güzel armağanın kişinin kendi varlığıdır şeklinde bir tespitte de bulunuyor.Yani sevdiğimiz kişinin bedensel yakınında olmak.
HİZMET DAVRANIŞLARI sevdiğimiz insan için ona yardımcı olacak davranışlarda bulunmayı içeriyor.Örneğin erkeğin yemek masasını hazırlaması,yemek yapması,yatağı toplaması gibi.Ya da bayanların çayı getirmesi,eşinin ayakkabılarını boyaması gibi.
FİZİKSEL TEMAS dokunmayı içeriyor, sevdiğimz insanın saçlarını okşamak,elini tutmak,omzuna dokunmak,sarılmak,öpmek vb.
BİRİNCİL SEVGİ DİLİNİ KEŞFETMEK
Yazar birincil sevgi dilimizi keşfetmek için, üç yol önermiş:
1.Sevdiğiniz kişinin yaptığı yada yapmayı ihmal ettiği şeylerin hangisi sizi en çok üzer? Muhtemelen sizi en çok inciten şeyin zıddı sizin sevgi dilinizdir.
2.Ondan en çok neyi rica edersiniz?En sık istediğiniz şey muhtemelen sevildiğinizi en çok hisssetmenizi sağlayacak şeydir.
3.Siz sevginizi ne şekilde ifade edersiniz?Sevginizi ifade etme yönteminiz,aynı zamanda sevildiğinizi hissetmenizi sağlayacak şeyin bir ifadesi olabilir.
Kendi sevgi dilimizi keşfetmemiz beklentilerimizi de daha iyi ifade edebilmemiz için gerekli. Aynı sorularla sevdiğimiz insanın sevgi dilini de keşfedebiliriz.
Bazen birinci sırada birden çok sevgi dilinin yer aldığını görebiliriz. O zaman sevgimizi ifade etmemiz için daha çeşitli yollar çıkar önümüze, işimiz daha kolaylaşır.
Şu da var ki insanlar birinci sevgi dillerini daha çok kullansalar da zaman zaman diğerlerine de ihtiyaç duyabilirler.Yani armağan almak birinci sevgi dili olan bir kişi, zaman zaman onay sözlerine de ihtiyaç duyabilir.
Ve belki sevdiğimiz insanın sevgi dilini kullanmak bize zor gelebilir.Örneğin hayatı boyunca sarılmak için ihtiyaç duymamış yada bunu hiç kullanmamış bir birey, eşine sık sık sarılmakta zorlanabilir. Sevginin emek isteyen yanı da bu olsa gerek, sevdiğimiz insanın sevgi deposu dolu olsun diye kendimizi zorlamak. Zamanla baştaki kadar zor gelmeyeceği de bir gerçek. Hem sevdiğimiz insan için verdiğimiz emek, kendi sevgi ihtiyacımızı ve mutluluğumuzu sağlayan bir araçtır aynı zamanda.
İşte böyleee.Kitabı okuduktan sonra evli çiftlerin neden birbirlerinden uzaklaştığını daha net olarak anlamış oldum.Eğer kitabın tamamını okursanız bazı şeyler daha da netleşebilir kafanızda.Kendi sevgi dilimi ve dolayısıyla beklentilerimi biliyorum,sevdiğim insanınkini de.Bu bilgileri her zaman aklımda tutacağım ve kullanacağım.Hep evlilikten sonra birbirinden soğuyan eşler, cicim aylarının sonlanması,erkeğin aldatması, kadının ilgisini yalnızca çocuklara adaması gibi felaket senaryolarıyla dolu beynim için bu kitap ilaç gibi geldi.
Herkese tavsiye ederim.
|